Seyyid Abdulkadir Geylani Hz.nin Duaları

Genel Yorum Yok »

Şah-ı Geylani hakkında söylenecek çok şey var ama bana düşmez… Bu dualar ise… kalbin karanlığını yırttığını söylerler, tavsiye ederler…

Yazının tamamını okuyun »

Sevdiğim Vecizeler I

Genel 1 Yorum »

The world is a dangerous place to live; not because of the people who are evil, but because of the people who don’t do anything about it.

Yazının tamamını okuyun »

Öğrenilmiş Çaresizlik ve Tırtıllar

Genel 2 Yorum »

Tırtılların birbirini takip ederek yiyecek arama alışkanlıklarını araştıran bir grup bilim adamı bir masanın üzerine bir kavanoz kapağı ve kapağın üzerine de tırtılların en beğendiği yiyeceklerden koydu. Masanın üzerine sürekli kavanozun etrafında dönen yapay bir tırtıl konuldu. Gerçek tırtıllar masanın üzerine bırakılınca her zaman yaptıkları şeyi yaptılar; her biri kendi önündekini takip etmeye başladı. Yazının tamamını okuyun »

Üç Güzel Haslet: “Zulmedeni affet, gelmeyene git, vermeyene ver…”

Genel Yorum Yok »
“Zulmedeni affet, gelmeyene git, vermeyene ver…” Seyyidina Ali’nin rivayetine göre bu üç düstur, Resûl-i ekrem’in kılıcının üzerinde yazılı imiş…
Sahabe-i kiram, “Ma hiye mekârimu’l-ahlâk ya Resûlallah?  Mekârimu’l-ahlâk nedir, üstün ahlâki vasıflar nelerdir ya Resûlallah? diye sormuşlar. Efendimiz, işte bu üç kaideyi söylemişlerdir: Zulmedeni affet. Gelmeyene git. Vermeyene ver!..

Kötülük mü etti? Yanlışlıktır, hatadır diyeceksin… Sana gelmiyor mu? Sen ona gideceksin… İhtiyacın vardı, istedin vermedi mi? Ona lâzım olunca sen vereceksin. Elinde yoksa arayıp bulacaksın…

Karınca: “Hiç olmazsa safım belli olur”

Genel 2 Yorum »

Nemrut, Hz. İbrahim’in ateşte yakılması emrini verdikten sonra meydanın ortasına, odunlardan çok büyük bir yığın yapılmasını istemiş. Odunlar yanmaya başladıktan sonra alevler o kadar yükselmiş ki, çocuklar adeta bulutların tutuşacağını sanmış. Bütün hayvanlar korkup kaçmış. Kralın askerlerine verilen emir, Hz. İbrahim’in mancınıkla ateşin tam ortasına atmakmış. Bunu yapmalarının nedeni, herkesin bu olaydan ders alıp Nemrut’un ne kadar güçlü bir kral olduğunu anlamasıymış. Ve bir daha kimsenin, İbrahim (a.s) gibi, ona karşı gelmeye cesaret etmeyi aklından bile geçirmemesini sağlamakmış.
Bu sırada bir karınca da ağzında küçücük bir damla suyla koşa koşa ateşe doğru gidiyormuş. Hem de boyu göklere varan cehennem ateşine doğru.
Başka bir karınca, onun bu telaşını görünce hemen yanına yaklaşıp dayanamayarak sormuş: “Hayrola, nereye böyle, ne bu acelen?” Ağzında bir damla su taşıyan karınca, o bir damlayı ellerinin arasına alıp, “Duymadın mı?” demiş. “Nemrut, İbrahim (a.s)’i ateşte yakacakmış.”
Bu yüzden, ben de ateşin olduğu yere su taşıyorum. Bu sözleri duyan karınca, kendini tutamayarak kahkahalarla gülmeye başlamış. “Sen şu ateşe yüzünü dönüp hiç bakmadın mı?” diye sormuş. “Ne kadar büyük. Senin bir damla suyun ona ne yapabilir ki?” Su taşıyan karınca, kendinden gayet emin bir şekilde “olsun” demiş. “Hiç olmazsa safım belli olur”…

Dertsiz Dua

Genel Yorum Yok »

Dua edenin, ‘Rabbim’ demesi, Allah’ın ‘efendim’ demesinin ta kendisidir.
Birisi her gece kalkıp Allah’ı anıyor, O’na dua ediyordu. Şeytan ona dedi:
— Ey Allah’ı çok anan kişi, bütün gece ‘Allah’ deyip çağırmana karşılık seni buyur eden var mı? Sana bir tek cevap bile gelmiyor, daha ne zamana kadar dua edeceksin?..
Adamın gönlü kirildi, başını yere koydu ve uyudu. Rüyasında ona söyle dendi:
— Kendine gel uyan! Niye duayı, zikri bıraktın? Neden usandın?
Adam:
—‘Buyur’ diye bir cevap gelmiyor ki, kapıdan kovulmaktan korkuyorum dedi. Bunun üzerine dendi ki ona:
— Senin Allah demen, O’nun buyur demesi sayesindedir.
Senin yalvarışın, Allah’ın senin ruhuna haber uçurmasındandır.
Senin çabaların, çareler araman, Allah’ın seni kendine yaklaştırması, ayaklarındaki bağları çözmesindendir.
Senin korkun, sevgin, ümidin Allah’ın lütfunun kemendidir..
Senin her ‘Yarabbi’ demenin altında, Allah’ın buyur demesi vardır.
Gafilin, cahilin canı, bu duadan uzaktır.
Çünkü ‘Yarabbi’ demeye izin yok ona.
Ağzında da kilit var, dilinde de.
Zarara uğradığı zaman, ağlayıp, sızlamasın diye Allah ona dert, ağrı, sızı, gam, keder vermedi.
Bununla anla ki, Allah’a dua etmeni, O’nu çağırmanı sağlayan dert, dünya saltanatından daha iyidir.
Dertsiz dua soğuktur. Dertliyken yapılan dua gönülden kopar
Mevlana Celaleddin-i Rumi
(Alıntı: dutagaci.blogspot.com)

Vakit İkindi…

Genel Yorum Yok »

Vakit ikindi…
Gün ihtiyarladı.
Güneş solgun rengini bırakıyor güller üstüne.
Zaman ırmağı ikindinin çağlayanından dökülüyor şimdi.
Ayrılığı söylüyor hece hece.
Hüzün renkli bulutlar sardı göğü.
Güneşin saltanatı bitmek üzere. Zevale doğru akıyor ışıklar.
Hatırla ki, sende bir ömrün ikindisine yürüyorsun.
Tenin soluyor. Gözlerinin feri çekiliyor.
Yüzünü bu dünyadan çevirmeye hazırlanıyorsun.
Öbür kıyısındasın artık hayat nehrinin.
Bundan sonra vaadi yok sana zamanın.
Yokuş aşağı akıyor kalbin.
Güz yaprakları gibi. Hem dalındasın hayat ağacının hem de düşmeye hazırsın.
Rüzgarı bekliyor gibisin.
Hayatla bağların zayıflıyor.
İnceldiğin yerden kopmaya hazırsın.
Sensizliğe alışıyor sevdiklerin.
Terk ettiğin yerde o kadar da boşluk bırakmıyorsun.
Daha az yeri kaplıyorsun dünya da.
Vakit ikindi… Kalbini kanatıyor gül yaprakları.
Tutunacak dal arıyor gibisin zamana karşı.
Zamanın hükmü ağırlaşıyor üzerinde.
Gün daha kısa geliyor artık.
“Yemin olsun ki ikindi vaktine. Hüsrandadır insan.”
Şimdi anlıyorsun. Çünkü, yokuş aşağı akıyorsun. Dalından kopuyorsun.
Hoyrat bir rüzgâr artık zaman. Geriye kalan ancak iman.
Şimdi ikindi vakti…
Secdeye koy alnını.
Eğil Zamanın Sahibi’nin önünde.
O’na konuş; dualarını fısılda. Sonsuzluğa tutun hece hece.

Senai DEMİRCİ

Powered by WordPress Wordpress Temaları
Dreamplace teması hayalet tarafından Türkçe'ye çevrilmiştir.
 
Uses wordpress plugins developed by www.wpdevelop.com